Gecenin siyahlığı boyanmış saçlarına, gözlerinde ay parıltısı… Saçlarının arasına bir çiçek iliştiriyorum. Bir elim yanağında, ona bakıyorum…
Teni aydan beyaz, gülüşü pek bir haylaz.
Bir öpüşü var; sanırsın havaya, suya, toprağa cemre düşmüş.
Bir gülüşü var; çiçeklere bahar getiren.
Burnumda kokusu var; biraz yasemin, biraz manolya, biraz da lavanta.
Aylardan Mayıs.
Bahar olduğu için mi böyle hissediyorum, yoksa böyle hissettiğim için mi bahar? Aslında neden-sonuç ilişkisinin hiçbir önemi yok. İnsana, anlaşıldığı ve huzur bulduğu yer zaten bahar.
“Sen çok güzelsin.” diyorum.
“Sen de çok güzelsin.” diyor.
Ve karşımda beyaz bir kuğu beliriyor.
Bir o kadar sade, bir o kadar göz kamaştıran bir kuğu…
İnce, narin, güzel bir kuğu.